Sedef hastalığı (psoriasis); ciltte kızarıklık, pullanma, kaşıntı ve kalınlaşmış plaklarla kendini gösterebilen kronik, inflamatuvar bir cilt hastalığıdır. Hastalığın belirtileri ve şiddeti kişiden kişiye değişebilir. Bu yazıda sedef hastalığının nedenlerini, belirtilerini, türlerini ve tedavi seçeneklerini inceleyebilirsiniz.
İçindekiler
- Sedef hastalığı neden olur?
- Belirtileri nelerdir?
- Sedef türleri nelerdir?
- Sedef hastalığı tedavi edilebilir mi?
- UV fototerapi sedef hastalığında nasıl etki gösterir?
- UV fototerapide uygulama ve tedavi hedefleri
- Tedavi alternatifleri
Sedef Hastalığı Neden Olur?
Sedef hastalığı, vücuttaki genetik olarak belirlenmiş anormal bir bağışıklık yanıtından kaynaklanır. Bu durum başta ciltte olmak üzere, daha nadir durumlarda ise vücudun genelinde inflamatuvar süreçlere yol açar. Cildin yenilenme sürecindeki bozukluk; kızarıklık, pullanma ve kaşıntı gibi tipik belirtilerin ortaya çıkmasına neden olur. Sedef hastalığı özellikle saçlı deri, dirsekler, dizler ve kalça bölgesinde sık görülür.
Sedef hastalığı kronik bir hastalıktır ve tamamen iyileştirilemez. Genellikle ataklar hâlinde seyreder ve bu ataklar iç ve dış faktörler tarafından tetiklenebilir. Tedavinin temel amacı, hastalar üzerinde önemli bir psikolojik yük oluşturabilen belirtilerin hafifletilmesidir.
Belirtileri Nelerdir?
Sedef hastalığının belirtileri hastalığın türüne ve şiddetine göre değişebilir. En sık görülen belirtiler şunlardır:
- Ciltte kızarıklık
- Pullanma
- Kalınlaşmış ve kabarık plaklar
- Kaşıntı
- Yanma hissi
- Ciltte kuruluk ve çatlama
- Bazı durumlarda ağrı ve kanama
Özellikle saçlı deri, dirsekler, dizler, göğüs ve bel bölgesinde sık görülse de vücudun farklı bölgelerinde de ortaya çıkabilir.
Sedef Türleri Nelerdir?
Sedef herkeste aynı şekilde ortaya çıkmayabilir. Lezyonların görünümü, ortaya çıktığı vücut bölgesi, yaygınlığı ve eşlik eden belirtiler hastalığın türüne göre değişiklik gösterebilir.
Genel olarak plak tipi sedef, guttat sedef, invers sedef, püstüler sedef ve eritrodermik sedef olmak üzere beş ana türde sınıflandırılır.
Bir kişide aynı anda birden fazla sedef türü görülebileceği gibi yaşamın farklı dönemlerinde farklı sedef türleri de gelişebilir.
1. Plak Tipi Sedef (Plak Psoriasis)
Plak tipi sedef, hastalığın en yaygın görülen formudur. Sedef hastalığı olan kişilerin yaklaşık %80–90’ında plak tipi sedef görülür.
Bu türün en karakteristik özelliği, cilt yüzeyinden kabarık ve belirgin sınırlara sahip plakların oluşmasıdır. Plakların üzerinde genellikle kuru ve gümüş-beyaz renkte pullar bulunur. Lezyonlarda kaşıntı ve ağrı görülebilir.
Plakların büyüklüğü kişiden kişiye değişebilir. Küçük ve birbirinden ayrı alanlar şeklinde ortaya çıkabileceği gibi zamanla birleşerek daha geniş cilt bölgelerini de kaplayabilir.
Plak tipi sedef vücudun herhangi bir bölgesinde görülebilmekle birlikte özellikle şu alanlarda yaygındır:
- Saçlı deri
- Dirsekler
- Dizler
- Bel bölgesi
2. Guttat Sedef (Damla Tipi Sedef)
Guttat sedef, cilt üzerinde aniden ortaya çıkabilen çok sayıda küçük ve pullu lezyonla karakterizedir. Lezyonlar genellikle pembe veya kırmızımsı renkte ve damla şeklindedir.
En sık gövde, kollar ve bacaklarda görülmekle birlikte yüz, saçlı deri ve kulaklarda da ortaya çıkabilir.
Guttat sedef özellikle çocuklarda ve genç yetişkinlerde görülür. Bazı vakalarda streptokok boğaz enfeksiyonu gibi bir enfeksiyonun ardından gelişebilir.
Guttat sedef bazı kişilerde birkaç hafta veya ay içerisinde gerileyebilir ve tekrar ortaya çıkmayabilir. Bazı kişilerde ise ilerleyen dönemlerde yeniden görülebilir veya plak tipi sedef gelişebilir.
3. İnvers Sedef (Ters Sedef)
İnvers sedef, diğer sedef türlerinden farklı olarak çoğunlukla cildin birbirine temas ettiği kıvrım bölgelerinde ortaya çıkar.
En sık şu bölgelerde görülür:
- Koltuk altları
- Kasık bölgesi
- Meme altı
- Kalçalar arasındaki cilt kıvrımları
İnvers sedefte lezyonlar genellikle parlak, pürüzsüz ve belirgin şekilde kızarık görünür. Plak tipi sedefte sık görülen kalın, gümüş-beyaz pullanma invers sedefte genellikle görülmez veya oldukça azdır.
Cilt kıvrımlarında oluşması nedeniyle terleme ve sürtünme, lezyonların tahriş olmasına neden olabilir. Bu nedenle etkilenen bölgelerde hassasiyet, kaşıntı ve ağrı görülebilir.
4. Püstüler Sedef
Püstüler sedef, cilt üzerinde irin dolu kabarcıkların (püstüllerin) oluşmasıyla karakterize edilen daha nadir bir sedef türüdür. Bu kabarcıkların çevresindeki cilt kızarık ve inflamasyonlu olabilir.
Püstüler sedef yalnızca el ve ayaklar gibi belirli bölgelerde görülebileceği gibi vücudun geniş bir bölümünü de etkileyebilir.
El ve ayaklarla sınırlı püstüler sedefte ağrılı püstüllerin yanı sıra ciltte kalınlaşma, pullanma ve çatlama görülebilir.
Generalize püstüler sedef ise püstüllerin vücudun geniş alanlarına yayıldığı, nadir fakat ciddi bir formdur. Hızlı şekilde gelişebilir ve acil tıbbi değerlendirme gerektirebilir.
5. Eritrodermik Sedef
Eritrodermik sedef, sedef hastalığının nadir görülen ancak en ciddi formlarından biridir. Vücudun çok geniş bir bölümünde yoğun kızarıklık ve deri dökülmesine neden olabilir.
Cilt ciddi şekilde yanmış gibi görünebilir. Şiddetli kaşıntı ve ağrının yanı sıra vücut sıcaklığında ve kalp hızında değişiklikler ile sıvı kaybı gibi belirtiler ortaya çıkabilir.
Eritrodermik sedef, cildin vücut sıcaklığının ve sıvı dengesinin korunması gibi önemli işlevlerini etkileyebildiğinden hayatı tehdit edebilen bir durumdur ve acil tıbbi değerlendirme gerektirir.
Sedef Hastalığı Tedavi Edilebilir mi?
Sedef kronik bir hastalıktır. Tedavinin temel amacı hastalığın belirtilerini azaltmak, cilt görünümünü iyileştirmek ve kişinin yaşam kalitesini artırmaktır.
Hastalığın türüne, şiddetine ve etkilenen bölgelere bağlı olarak farklı tedavi yöntemlerinden yararlanılabilir.
Hafif ve lokalize sedef hastalığında etkilenen bölgeye uygulanan topikal tedaviler kullanılabilir. Orta ve şiddetli sedef hastalığında ise ilaç tedavileri ve UV fototerapi gibi farklı yöntemlerden yararlanılabilir.
Uygun tedavi yönteminin seçimi kişiye özgüdür ve birçok farklı faktöre bağlıdır. Bu nedenle tedavi seçenekleri, tedaviyi yürüten doktorla birlikte değerlendirilmelidir.
UV Fototerapi Sedef Hastalığında Nasıl Etki Gösterir?
Sedef hastalığı olan birçok kişi, güneş ışığına daha fazla maruz kaldığında cildinde iyileşme olduğunu gözlemlemektedir. UV ışığı cildin dış katmanlarına nüfuz eder ve spektral aralığına bağlı olarak epidermisteki farklı bileşenler tarafından emilir.
Dar bant UV-B spektrumu, ciltteki inflamatuvar reaksiyonları baskılayan ve yeni hücre oluşum sürecini yavaşlatan çeşitli biyolojik süreçleri tetikler. Bu sayede hastalık aktivitesi azaltılabilir ve kişinin yaşam kalitesi iyileştirilebilir.
UV Fototerapide Uygulama ve Tedavi Hedefleri
Tedaviye başlamadan önce, UV ışığının cilde daha iyi ulaşabilmesi için kalın pullar ve kabuklar pul giderici bir ürün kullanılarak temizlenmelidir.
Bir tedavi kürü genellikle haftada 3–5 kez uygulanan toplam 20–30 seanstan oluşur.
Doğru dozlama ve tedaviye uyum sağlandığında, kullanıcıların %50–75’inde PASI skoruna göre cilt görünümünde %75 oranında iyileşme sağlanması beklenmektedir.
PASI skoru, sedef hastalığının kişiye özgü şiddetini değerlendiren bir indekstir. Hesaplamada etkilenen vücut yüzey alanının yüzdesi, ciltteki kızarıklık, plakların kalınlığı ve pullanmanın derecesi dikkate alınır.
Sonuç olarak kullanıcı açısından en önemli nokta, kendi iyileşme algısı ve yaşam kalitesindeki artıştır. Bir tedavi kürünün ardından kullanıcıların çoğu birkaç ay boyunca, bazı durumlarda ise daha uzun süre semptomsuz kalabilmektedir.
Tedavi Alternatifleri
Hafif ve lokalize sedef hastalığı genellikle etkilenen bölgeye uygulanan kortikosteroid kremler gibi topikal tedavilerle etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Orta ve şiddetli sedef hastalığında ise çeşitli ilaç tedavileri ve UV fototerapi kullanılmaktadır.
Tedavinin etkili olmadığı, hasta tarafından tolere edilemediği veya tedaviye yönelik kontrendikasyonların bulunduğu durumlarda, geleneksel tedavilere ek olarak daha yeni ve etkili biyolojik ilaçlar da kullanılabilir.
Doğru tedavi seçimi birçok bireysel faktöre bağlıdır ve tedaviyi yürüten doktorla yakın görüşme sonucunda belirlenmelidir. Ayrıca ilgili sağlık sistemlerinin tedavi masraflarını karşılama koşulları da dikkate alınması gereken bir diğer faktördür.
Yüksek etkinliği, az sayıdaki yan etkisi ve yönetilebilir maliyetleri nedeniyle UV fototerapi, uzun yıllardır dünya genelinde birçok sedef hastası için yerleşik bir tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Bilgilendirme: Bu içerik yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tavsiye niteliği taşımaz. Sedef hastalığının tanısı ve kişiye uygun tedavi yönteminin belirlenmesi için bir sağlık uzmanına danışılmalıdır.
Faydalanılan Kaynaklar:
- Saalmann medical GmbH. “Psoriasis.”
- American Academy of Dermatology. “Psoriasis Treatment: Phototherapy.”
- National Health Service. “Psoriasis.”
- DermNet NZ. “Psoriasis: Symptoms, Treatment, Images and More.”
- DermNet NZ. “Psoriasis Treatment.”
- National Psoriasis Foundation. “Types of Psoriasis.”
- National Psoriasis Foundation. “Psoriasis: Symptoms, Causes, Images & Treatment.”

